Uzman Psikolog Çapar: “Yas tutarken hatıralardan kaçmayın”

Acıbadem Adana Hastanesi Uzman Psikolog Tara Çapar, yas sürecinin her birey için farklılık gösterdiğine dikkat çekti. Yasın nefes almada zorluk, boğulma hissi, güç kaybı, iştahsızlık ve çabuk yorulma gibi bedensel sorunlara yol açabileceğini belirten Çapar, ölüm gerçeğiyle yüzleşmek ve acıyı yaşayıp veda edebilmek için cenazeye gidilmesini önerdi. Çapar, kaybedilen kişiyi hatırlatan yer ve kişilerden kaçmanın ise yas sürecini atlatmayı zorlaştıracağını vurguladı.

Uzman Psikolog Çapar: “Yas tutarken hatıralardan kaçmayın”
Yayınlama: 09.07.2024
Düzenleme: 09.07.2024 10:14
A+
A-

Psikolog Çapar, sevilen bir kişinin kaybı ile ortaya çıkan yoğun duygular ve yas tepkileri hakkında önemli bilgiler verdi. Herkesin kendine özgü bir biçimde yas tuttuğunu belirten Çapar, yasın yaş, kültür, cinsiyet ve önceki yas deneyimine bağlı olarak subjektif bir şekilde deneyimlendiğini söyledi. Çapar, “Kişiler evcil hayvanın kaybına veya ilişkilerinin bitmesine, ebeveynlerinin ölümüne üzüldükleri kadar derinden üzülebilirler. Yas tepkileri kişiler arası farklılıklar gösterir,” dedi.

Yaşın normal, travmatik ve psikolojik olmak üzere üç gruba ayrıldığını ifade eden Çapar, “Normal yas, kayıp sonrası gözlemlenen duygusal, zihinsel, fiziksel ve davranışsal tepkilerdir. Duygusal olarak kişiler şok, üzüntü, suçluluk, korku, çaresizlik, isteksizlik ve yorgunluk gibi ruh halleri içerisinde olabilir,” dedi. Çapar, yas sürecinde nefes almada zorluk, boğulma hissi, güç kaybı, iştahsızlık, çabuk yorulma gibi bedensel sıkıntıların görülebileceğini söyledi.

Yas sürecinin ilk aşamasının “şok ve inkar” olduğunu belirten Çapar, bu aşamada kişinin ölüm gerçeğiyle yüzleşmekte zorlandığını ve kaybını inkar ettiğini dile getirdi. İkinci aşamanın “öfke” olduğunu belirten Çapar, bu aşamada kişinin sorgulamaya başlayıp öfke duyduğunu söyledi. Üçüncü aşama olan “pazarlık” aşamasında, ölen kişinin geri dönmesi beklentilerinin ortaya çıktığını ve suçluluk duygularının hissedildiğini belirtti. Sonraki aşamalar ise “depresyon-kabullenme” ve “yeniden yapılanma” olarak sıralandı.

Travmatik yasın, sevilen birinin ani veya şiddetli bir biçimde kaybedilmesi sonrası kişinin yaşantısını ve işlevselliğini olumsuz etkileyen bir süreç olduğunu belirten Çapar, “Kaybın üzerinden altı ay geçmesine rağmen kişinin büyük bir çoğunluğunu kaybedilen kişiye özlem duyarak geçirdiğini gözlemleriz. Kişide otoriteye karşı öfke ve isyan etme, aşırı aktivite yapma, sosyal ortamlardan uzaklaşma gibi belirtiler görülür,” dedi.

Çapar, patolojik yasın, kaybın ardından altı ay geçmesine rağmen kişinin işlevselliğinin giderek bozulması durumunu tanımladığını belirterek, bu kişilerin yas sürecini tamamlayamadığını ve psikolojik desteğe ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Psikolojik destekle ölüm sonrası ayrılıkla ilgili çatışmaların çözülmesi, işlevselliğin arttırılması, baş etme yöntemlerinin geliştirilmesi ve hayata yeniden uyum sağlanmasının amaçlandığını ifade etti.

Çocukların yaşlarına göre ölüm kavramını farklı şekilde algılayabileceğinin altını çizen Çapar, yas sürecinde suçluluk hissedebileceklerini, ancak bu ölümün çocuğun davranışları sonucunda olmadığının belirtilmesi gerektiğini söyledi. Çapar, yas sürecinde yatak ıslatma, parmak emme gibi davranışların yanı sıra öfke ve riskli davranışların da gözlemlenebileceğini ekledi.

Kaynak: İHLAS HABER AJANSI

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.